m.eray:Günlük

Aylara göre January, 2008

Sunday
20 Jan 2008

Ozellikle Ocak’in son haftasi ve Subat ayi oldukca guzel ve hareketli gececek gibi. Subat ayi icin hazirladigim seyredilecekler listemden bazi filmleri hemencek yazayim.

Oncelikle bu hafta vizyona giren ve Cuma gunu seyretme sansina sahip oldugum American Gangster’i kacirmayin. Daha sonra uzun uzadiya kritigini yazacam simdilik firsatiniz varken gidin seyredin. Oscar odullu oyuncular Denzel Washington ve Russel Crowe, Oscar odullu yonetmen Ridley Scott, Oscar odullu senarist Steven Zailian. Varin gerisini siz dusunun tongue.gif . Denzel Washington’i sevmeyenler gitmesin ama. Cunku gercekten olaganustu bir oyunculuk cikarmistir kendisi, ondan dolayi sevmeyenler tirnaklarini yiyebilir.

Onumuzdeki hafta vizyona girecek filmlerden ise one cikanlar I am Legend (imkaniniz varsa Istanbul veya Ankara’da IMAX’de seyredin). Ayrica gecen gun fragmanini sinemada seyrettigim Cagan Irmak’in yonetmenligini yaptigi Ulak da guzel, seyredilesi bir Turk filmi olarak listemde yerini aldi (hala seyredemedigim ve merak ettigim konusuyla Elephant filmini animsatan yine Cagan Irmak’in Bana Sans Dile’si de listede varmis simdi gordum). Animasyon acisindan da onumuzdeki hafta vizyon cok bereketli olacak. Keyifli bir animasyona benzeyen Donkey Xote ve daha da onemlisi ne yillarin ne de Daltonlarin eskitemedigi, ilk goz agrimiz, muthis insan, golgesinden hizli silah ceken yegane kahraman Redkit de haftaya vizyona giren animasyon filmiyle uzunca bir aradan sonra yeniden karsimiza cikiyor. Redkit, Daltonlar, Duldul ve Rintintin sorcerer.gif Eski gunlerin hatrina kacirilmamasi gereken bir film olacak adim gibi eminim.

Subat ayinda ise, 1 Subatta vizyona giren Dustin Hoffman ve Natalie Portman’in oynadigi Mr. Magorium’s Wonder Emporium (Sihirli Oyuncakci), 8 Subatta vizyona girecek Tom Hanks’in basrolunu ele gecirdigi Charlie Wilson’s War (Charlie Wilson’in Savasi) ve 15 Subatta vizyona girecek Tim Burton, Johnny Depp isbirliginin yeni urunu Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street oncelikli seyredilecekler arasinda yerlerini almaktadir. Akabinde dikkat cekenler arasinda yer alan ve zaman oldugunda seyredilebilecek Ben Affleck’in yonetmenligini ve senaristligini yaptigi Gone Baby Gone (Kizimi Kurtarin), ne zamandir bilinmeyen fragman olarak ortalikta dolanan Lost’un yapimcilarindan JJ Abrams’in projelerinden biri olan ve Hollywood’un Godzilla’ya cevabi olarak lanse edilen Cloverfield (Canavar) filmi var. Turk filmlerinden de Bayrampasa Ben Fazla Kalmayacagim da bu listeye giriyor.

Aa birde unutmadan Rocky’nin yeni nesil filmden sonra Rambo’nun da yeni nesil filmi Rambo 4 (John Rambo) da Subatta vizyona giriyor.

Meraklilarina duyurular.

How I Met Your Mother

Thursday
17 Jan 2008

Az once okudugum bir yaziyla yikilmam uzerine bu satirlari yazma ihtiyaci hissettim bi anda. Ne de olsa artik yoklar, paylasabilirim :P

Belki duyan sansli insanlar vardir aramizda, duymayanlar da duysunlar bi an once oturup izlemeye baslasinlar. 3. sezon 11. bolumuyle mevcut senaristler grevine apar topar bir sekilde kurban gitti dizi. 20 dakikalik, her bolumu bir solukta (kahkahalar arasinda aldiginiz soluk diyeyim :P) seyredilen bir komedi dizisi.

How I Met Your Mother

Ozetle 2030 yilindaki Ted Mosby’nin cocuklarina 25 yil once anneleriyle nasil tanistiklarini anlattigi hikayesinden ibaret. Aslinda annesiyle nasil tanistigindan cok Ted, 5 arkadasiyla birlikte New York’ta gecen hayatlarini paylasiyor. Kadro olaganustu. Tanidik olarak bi American Pie serisinden hatirlayabileceginiz Michelle karakterini oynayan Alyson Hannigan var. Onun disinda cok da adi sani duyulmus birileri yok. Ara ara bolumlerde taninmis simalara yer veriyorlar.

Cok da anlatilacak birsey yok aslinda. Yani oyle duzgun giden bir konusu yok. O yuzden en iyisi mi bi sekilde temin edin, oturun izleyin. Guvenin bana pisman olmayacaksiniz. Gorup gorebileceginiz en iyi sitcomlardan biridir; bu kadar da iddiali diyorum.

Seyredenlere not:
Bu arada dizi dedigim gibi WGA grevi nedeniyle -simdilik- iptal edilmis gorunuyor. Yapimcilarin internette yazdiklarina gore olur da yeni bolumleri yayinlanmazsa anne the coat check girl (1×5′de Robin Ted ve Barney’i Okay adinda bir gece kulubune goturuyor. Orada Ted’in konustu vestiyer kiz(mis) .

Unutmadan hazir yeri gelmisken tadi damaginizda kalirsa -ki kalacak, adim gibi eminim :P- Eskilerden 4 sezonluk Coupling (orjinal olani, ingiliz yapimini)’i bulup seyredin. O da oldukca keyifli, cok komik bir seriydi.

Tuesday
15 Jan 2008

Martian Child yani Merhaba Dunyali filmini sinema seyretme gafletinde bulundum. Vizyonda dogru durust film kalmayin ehh napalim bari buna girelim diyerekten girdik filme. Bir de “Salon VIP” adi altinda bir salondaymis film. Hem girmisken salonu goruruz dedik; demez olaydik. Yeni bir salon/sinemada film seyrederken ilk 5-10 dakika filme odaklanmak yerine salona odaklanirim. Salon nasil, goruntu/ses nasil, ekranin/hoparlorlerin yerlesimi nasil, koltuklarin konforu vs nasil diye bakarim ki tekrardan o salonda film izleyip izlemeyecegime karar verebileyim. Kelimenin tam anlamiyla rezil bir salonda. Muhtemelen bos kalan bir odayi ?! degerlendirmek icin uc bes sandalya koyup salon yapmislar. Deri koltuklar iyi guzel de yamuk, açılı yerlestirilmis bir perde, gidip gelen goruntu, stereo bile sayilamayacak kadar kotu bir ses duzeni, en yuksek sesi bile bastirabilecek derecede gurultulu calisan bir projektor. Daha ne diyeyim bilmem ki.

Neyse onu bir kenara birakip filme gelelim. Film aslinda herseye ragmen yine de aile seyredilebilecek orta halli, keyifli bir film. Basrollerde gectigimiz haftalarda vizyonda olan 1408′den John Cusack ve kucuk Dennis rolunde olaganustu bir performans sergileyen Bobby Coleman yer aliyordu. Filmi degerlendirirken ilk yari ve ikinci yari olarak ikiye ayiriyorum ben. Ilk yari da Kevin Spacey’in K-Pax tadini alirken ikinci yarida film 180 derece donerek Problem Cocuk kivaminda sona erdi. Ondandir ki cok buyuk umutlar verip hayal kirikligiyla sona erdi.

Spoiler icerebilir!!!!


Kucuk Dennis cocuk yuvasinda kalan ailesi tarafindan terkedilmis bir cocuk. Terkedilmenin verdigi acidan olsa gerek kendisini Mars’tan gelen, Dunya’da tamamlamasi gereken gorevleri oldugunu dusunen ve bu gorevleri tamamlamak icin calisan bir Marsli olarak biliyor. Buna bizleri de inandiriyor. Soyledikleri, hal ve tavirlari, soyledikleriyle bizleri de buna inandiriyor. Gercekten Mars’tan gelmis olabilir miydi? Ilk yari bu sorularla, bizi sasirtmasiyla geciyor. Sadece bizi degil, onu yurttan alip evlat edinen David’i de sasirtiyor. Ikinci yarida da Yine Dennis’in mucizelerini seyrederken bir taraftan David’in git gelleriyle ilgileniyoruz. An geliyor o da inaniyor Dennis’e an geliyor gercek dunyaya donuyor. Sonra hep birlikte film sonuna gelirken ogreniyoruz ki Dennis aslinda sizin bizim gibi dunyaliymis. Ailesinin onu terketmesi o kadar dokunmus ki kendisini Marstan geldigine inandirmis. O yuzdendir ki ikinci yarinin sonunda kendimi Problem Cocuk bilmem kaci seyrediyormus gibi hissettim, uzuldum. Yaramaz bir cocuk, yurtta kimse tarafindan istenmiyor. Sonra bir gun biri cikip evlat ediniyor. Ama onun da burnundan getiriyor. Ve filmin sonunda baba-ogul birbirine kaynasiyor, mutlu mesut bir omur geciriyorlar…

Tum bunlara ragmen dedigim gibi yine de izlenebilecek bir film. Tum aile keyifli bir iki saat gecirebilir film karsisinda. Ozellikle baba-ogulun konusmalari cok iyiydi. Ve Bobby Coleman, hal tavir davranis bakis konusma. Her acidan olaganustuydu, muthis bir performans sergilemis.

Listemizin ikinci sirasinda ise Mr Woodcock var. Bu film icin o kadar fazla konusmayacagim, cunku konusacak bir sey yok. Cok siradan, hatta vasat denilebilecek bir komedi ?!. Filmde Amerikan Pastasi’ndan tanidigimiz testesteronlari zirvede gezinen Stifler’i goruyoruz. Ancak gecen zaman icinde cok uysallasmis. O bildik tavirlari, hareketleri yok. Mulayimlesmis burada tongue.gif . Ne o ne de Billy Bob Thornton kurtaramamis.

Siradisi kahramanlara, super kahramanlara alisigiz hepimiz. Hepsini taniriz, severiz. Hepsinin de amaci elbetteki bizleri, dunyayi kurtarmak. Superman, batman, spider man boyle gorduk boyle bildik onlari. Peki ya hepsi onlar gibi degilse ?. G-Girl rolunde Uma Thurman iste bu bildik super kahramanlar disinda kahramanlar oldugunu da bize gosteriyor. Zamani oldugunda o da dunyayi kurtarmak icin elinden geleni yapiyor ama oncelikleri var; yeni edindigi sevgilisi ve beraberinde gelen kiskanclik krizleri. Dusunseniz super guclere sahip bir sevgiliniz var ve ondan ayrilmak istiyorsunuz? Romantik Komedi tadinda yine orta sekerli, vakit gecirmek icin seyredilebilecek bir film olmus. Ama yine de cok bir sey beklememek lazim.

Aaa yeri gelmisken onun yerine Will Smith’in “Hancock”unu bekleyin. Super kahramanlar camiasina uyusuk, tembel ve keyifli bir kahraman daha geliyor cok yakinda.

Lafi cok uzattim o yuzden Twelve Monkeys’i kisa keseyim. Zaten anlatmaya gerek yok filmi. Basrollerde Bruce Willis ve Brad Pitt var. Devam edeyim mi?

Karlar düşeeer

Wednesday
9 Jan 2008

Kar istiyorum ben! Kış mevsimi dedigin karsiz olur mu yahuu?! . Eskiden Kasim geldi Aralik geldi dedin mi yagardı kar. Simdi bekle ki kar yagacak da ohooo… Ne anladim ben o zaman kıştan? Son 2-3 haftadir da zaten feci bir kuru soguk var, akillara zarar. Iki kere ipten dondum ucuncude cok feci sifayi kapacam ama du bakalim. Bi kar yagsa, hadi kari gectim yagmur yagsa azicik isinacak havalar ama yok yok yok… Evet kisi seviyorum ama ama kuru kuru sogugu degil. Bir kar, bir yagmur olmadiktan sonra olmaz olsun oyle kış!

Neyse ki bugun ezdim ama kar kisa sureli de olsa. Zigana’ya gitmistim sabah. 26-27 Ocak’ta Gumushane Valiligi’nin duzenledigi 2. Kis Senlikleri var. Senlikle ilgili olarak, yapilacak tirmanis ve diger teknik etkinlikleri KTUDAKS olarak biz organize edecegiz. Bugun de onla ilgili olarak Zigana’ya gittik Raif Hoca’yla. Guzel, temiz, taze kar vardi; bir taraftan da yagmaya devam ediyordu. Valla temiz, taze kari ezmek de baska bir keyifliymis.

Hayirlisiyla kar mevsimini de actik artik. Bundan sonra insallah buralara da yagar da rahat rahat evden fazla uzaklasmadan da basariz karlarin uzerine :P