m.eray:Günlük

Aylara göre October, 2007

Niye dogdum?

Tuesday
30 Oct 2007

Dun aksam bizim cocuklardaydim. Gerci biraz ayakustu oldu, Zeki’yle tiyatroya gitmeden once soyle bir ugrayip cikacaktik. Saolsunlar unutmamislar, unutmamak yetmiyormus gibi birde enfes bir cikolatali pasta almislar :P . Gerci pastanin ustune “Iyi ki dogdun” yerine yanlislik “Niye dogdun” yazmis pastaci ama olsun napalim olur boyle seyler dedik :P

crw_4644.jpg

Wednesday
24 Oct 2007

Big Fish muthisti her acidan. Her Tim Burton filminde oldugu gibi kostumunden dekoruna kadar hersey olaganustu. Adamin filmlerde yarattigi atmosferin tadi bambaska oluyor. Filmin anlatimi, betimlemeler cok iyi. Bir kaptirdiniz mi bir daha filmin sonunda kurtarabiliyorsunuz oradan kendinizi. Yillar sonra babasinin kanser oldugunu ogrenen oglunun babasinin yanina donmesini ve babasinin ona anlattigi hikayelerin gercekliginin pesine dusmesini anlatiyor. Herseyin bir masal ayni zaman her masalin da bir gerceklik oldugunu gosteriyor. Seyretmeyenler icin kacirilmamasi gereken bir eser.

Iris’i seyredip sevenler eminim ki The Notebook’u da begenecektir. Romantik filmlerden pek hazzetmesem de film konusuyla kendini izlettirmesini biliyor. Amerika’nin Seabrook kasabasinda baslayan bir askin inisli cikisli oykusu anlatiliyor. Sıkılmadan izlenebilecek bir film.

The Lake House (Gol Evi) de Sandra Bullock icin izlenmesi gereken bir film. 2000 yapimi Frequency (Frekans) filminin romantizm ogeleriyle guncellestirilmis bir hali aslinda. Farkli zamanlarda yasayan Alex ve Kate’in birbirlerine notlar yazarak baslayan arkadasliklarinin oykusu anlatiliyor. The Lake House’un orjinali sayilabilecek Siworae icin; http://blog.murateray.com/2007/11/03/siworae/

Thursday
18 Oct 2007

1408 gectigimiz gunlerde vizyona girmisti. Fragmanlar seyredilecekler listeme girip girmemesi konusunda etkilidir filmlerin. Sanirim Transformers’a gittigimde gormustum fragmanini; fena birseye benzemiyordu. Nihayet gecen hafta seyrettim. Stephen King uyarlmasi film. Doga ustu olaylarla ilgilenen Mike Enslin’in 1408 nolu odada basindan gecenleri anlatiyor. Film bence oldukca basariliydi. Jumanji havasi vardi; olaylarin meydana gelisi, akisi. Gorsellik, efektler yerindeydi. Yer yer rahatsiz etse de guzeldi. John Susack harikaydi. Oynamis adam. Samuel L. Jackson abimin toplasan 5 dakikalik rolu bile filme tad katmaya yetti. Bu arada filmin iki sonu varmis. Mutlu sonlarin para ettigini dusunduklerinden sinemada film mutlu sonla bitiyor ama DVDsinde sonuclar biraz daha farkli. Sinemada seyredenler alternatif son icin youtube’a bakabilirler.

Oldukca uzun bir suredir bekledigim Karayip Korsanlari’nin son bolumu de nihayet cikti da seyrettim. Korsanlarimiz bu sefer 2. bolumde olen Jack Sparrow’u kurtarmak icin is basindadirlar.Karayip Korsanlari cok ilginc bir seri oldu. Seri filmler genelde dibe dogru giderdi (henuz iyilesenini gormedim; Gelecege Donus haric biggrin.gif). Karayip Korsanlari’nin ilk filmi bence cok iyiydi Johnny Deep formunun zirvesindeydi. 2. film ise husrandi bana gore. Efekt konusunda citayi yukseltmis olsalar da ilk filmin kalitesinden cok uzakti. 3. film ise ilk iki filmin arasina girebilir sanirim. Ilk filmden yine de cok uzak ama seyir keyfi 2. filmden cok daha iyi. Zaten Jack Sparrow karakteri izlemek icin gecerli bir neden, yanina Keira Knightley’i de koyarsak yeterli olur. 3. filmde artik gorsel efekt acisindan da zirveye ulasmislar. Abartidan uzak, sade ama oldukca etkileyici. Ilk iki filmi seyreden bunu da seyretsin. Gorunuse gore 4, hatta 5. film de geliyor; bitti diye sevinmeyin yani tongue.gif

Bir diger vizyon filmi de I Now Pronounce Chuck and Larry (Damadi Opebilirsin). Adam Sandler’in ve Kevin James’in muthis performansiyla seyrederken sizi yer yer kahkahaya bogabilecek bir film. Itfaiye’de birlikte calisan iki arkadasin evlilikleri ve basindan gecenleri konu aliyor. Ozellikle escinsellik iliskisi uzerine oldukca fazla gonderme yer aliyor. Adam Sandler hayranlari eminim ki kacirmamistir, onun disinda sıkılmadan zaman gecirmek isteyenler de seyredebilir.

Eskilerden de ne zamandir arsivde bekleyen Stay (Gitme Kal)’i seyrettim. Psikiyatr Sam Foster’in hastalarindan biri 21. yas gununde hayatina son vermeyi planlamaktadir. Hikayemiz bu gencin intiharini durdurmaya calisan insanlarin etrafinda geciyor. Filmin konusunu bir kenara birakirsak sadece muzikleri, ve sahne gecisleri bile izlenmesi gereken bir film. Sahne gecisleri gercekten muthis. Tam bir gorsel solen sunuyor bizlere. Bunun yaninda muzikler de bu solene eslik ediyor. Filmin konusuna deginmiyeyim zaten sonunda siz herseyi anlayacaksiniz. Seyredilmesi gereken bir film bence.

Stay ile ilgili birseyler okurken film icin Jacob’s Ladder 2 tanimlamasi yapiliyordu. 1990 yapimi olan Jacob’s Ladder’da bir Vietnamli askerin evine geri dondukten sonra basindan gecen garip ve anlam veremedigi olaylari cozme mucadelesi konu aliniyor. Temelde birbirine benziyor olsada (aradaki 15 yillik zamani da goz onunde bulundurursak) Stay bir kac gomlek ustun elbette ki.

Bir diger adini bu filmlerle beraber duydugum Mulholland Dr. idi . Seyrettikten sonra bu filmlerle pek ilgisi olmadigi gorulse de yine de seyretmeyenler cok sey kaybetmis demektir. Hollywood’da Mulholland yolunda meydana gelen kazayla baslayan olaylarin ic yuzunu ve aslinda hicbirseyin goruldugu gibi olmadigini anlatiyor. Kurgusuyla zaten film alip goturuyor. Mutlaka gorulmesi gorulen filmlerden biridir kendisi.

Hollywood’dan bu kadar yeter. 3 tane de farkli oneri yapayim musade varsa; Alman, Ispanyol ve Rus sinemalarindan.

Su aralar vizyona girmis olan (veya girecek olan) Rus yapimi Day Watch’un ilk filmi olan Night Watch (Gece Nobeti)’ini izledim. Aydinlik ve Karanligin gecmisten gunumuze kadar olan savaslarini konu alan basarili bir film. Film bir seri ve ilk 2si vizyona girdi; devami da seneye yanilmiyorsam vizyona girecek. Konu olarak bence oldukca iyiydi; benzer nice Amerikan filminden cok daha kaliteliydi. Ustelik film -yanlis hatirlamiyorsam- 4 milyon dolar gibi komik bir butceyle cekilmis. Buna karsin birakin eksigi her acindan fazlasi vardi. Turu sevenler icin guzel, izlenesi bir film.

Alman sinemasindan tavsiyem The Edukators olacak. Kapitalist sisteme karsi mucadele veren 3 arkadasin basindan gecen olaylar anlatiliyor. Kendilerine Edukators (Egitmen) diyen 3 arkadasin zenginlerin evlerine gizlice girip esyalariyla degisik calismalar yapip mesaj vererek evlerinden ayrilmalarini konu aliyor. Ozellikle kapitalist duzenle ilgili bol miktarda gondermeler mevcut. Filmin muzikleri, kurgusu filmi oldukca keyifli ve seyredilesi kiliyor. Ayrica filmin cekildigi ortam da muthis; manzaraya hayran kaldim tongue.gif

Son olarak Ispanyol sinemasindan The Machinist filmini onereyim hemen. Film Memento ve Fight Club gibi iki basyapitin arasinda bir film. Bu yuzden mutlaka izlenecekler listesinde yer almasi gerektigine inaniyorum. 1yildan beri uyku sorunu ceken ve uyuyamayan Trevor Reznik’in hayatini ve bilincaltinda yasadiklarini anlatiyor. Filmin grimsi atmosferi, Christian Bale’in muhtesem oyunculugu ve kurgusuyla muthis bir 2 saat gecirmenizi sagliyor.

KTUMAKS

Monday
15 Oct 2007

Mangalcilik ve Kebap Sporlari Toplulugu. KTUDAKS ekibinin bu yeni olusumun onculeri oldugunu aman Ersan hoca duymasin yakar hepimizi :-)

Cok fena sardik valla bu mangal isine, gezip tozma isine. Bundan sonra nasil daga gidecez, nasil yatip kalkacaz hic bilmiyorum. Insani sogutuyor dagciliktan. Hep İbo’nun yuzunden. O sardi bu isi basimiza. Hayir adam bi de oyle lezzetli yapiyor ki bu mereti insan donup arkasini gidemiyor da. Ama yok daha olmayacak, bu sondu. Son bu. Son olacak. Iyi peki tamam bi tane daha olsun, ondan sonra son olur…

Bayramin ikinci ve ucuncu gunu Limni Golu’ndeydik. Aslinda Vercenik’e gidecektik ama planlarda degisiklik olunca Limni’de karar kildik. Zigana’ya ciktiktan sonra 7 km gidip gole variliyor. Yeri cok guzel, mesire yeri olarak yapmislar korumaya almislar. Iyi de olmus, yoksa mahvederdiler orayi. Normalde mangaldi, cadir kurmaydi falan da yasak; ama bizim yerimiz bask tabii :)

Biraz gec ciktigimizdan aksam ustu anca varabildik Limni’ye. Zigana ciktigimizda usumeye baslamistik; taa ki mangal yanana kadar. Gerci mangaldan once 12 kglik cadiri (!) kurduk. Gerci agirligi boyutlarina gore normal. Kirk yil dusunsem icinde ayakta durabilecegim kadar genis bir cadir olacagini tahmin edemezdim. Cadiri kuruyorsun, daha sonra icine iki tane oda kuruyorsun ve bi minibus dolusu esyayla beraber 9 kisiyi rahat rahat barindirabiliyorsun.. Eyy ulu cadir; sen nelere kadirsin oyle.

Limni Golu’nde yaptiklarimizi pas gecebilirim zira fotograflar anlatiyor herseyi. Bu sefer ki daha bile guzeldi. Mangalda kizaran seyler bu sefer kofteydi. Kofte veya et yakisiyor mangala; kokusuyla, tadiyla. Digerleri pek sarmiyor; hele ki dag ortaminda. Bol miktarda kofte ve diger yan tuketim malzemelerini tukettikten sonra atesimizi yakip basinda cekirdek citlattik. Sonra da uyuduk… Uyuduk… Yani uyuduk herhalde :P Ertesi gun donuste de Gumushane’nin elmalarini, armutlarini, eriklerini talan ede ede geriye donduk. Elmalar neyse de o armutlar nasil lezzetliydi oyle yahuuu…

Limni Golu
crw_0551.jpg

Mangala hazirlanirken yiyici ekip :)
crw_0378.jpg

Bunlar da mangal ekibimiz. Ocak basi ibo ve asci yamagi Sercan.
crw_0387.jpg

Herkes sofrada yerini aldi ve mucadele basladi :)
crw_0395.jpg :: crw_0399.jpg :: crw_0400.jpg

Ates yandi, herkes yerine otursun :)
crw_0418.jpg :: crw_0426.jpg :: crw_0436.jpg

crw_0449.jpg

KTÜMaks ekibinin toplanti yeri; Caydanlik :P
crw_0513.jpg

Kahvalti vakti :)
crw_0515.jpg

Agacta bir ……… Sercan var :)
crw_0518.jpg

KTÜMAKS ekibi…
crw_0527.jpg :: crw_0543.jpg :: crw_0545.jpg

Kutsal cadirimiz :P
crw_0549.jpg

KTÜMAKS cekirdek ekibi; Sol bastan itibaren İbo (Baskan), Niho(Es durumundan dolayi Baskanin da Baskani), Serco (Kontrollu Yiyici), Beno (Kontrolsuz Yiyici) :P
crw_0535.jpg :: crw_0558.jpg

226BW

Wednesday
10 Oct 2007

Kendime bayram hediyesi aldim :P . Eski monitorum artik sadece cift gostermekle kalmayip yer yer cikardigi cizirti ve kiprasimlarla her an yuzume patlayacak izlenimi veriyordu. Bende girmistim kac zamandir niyetine ki Gold’un kampanyasini gorunce almaya karar verdim, alsim 22″lik Samsung 226BW ‘mi.

Aslinda oldukca uzun zamandir niyetine girmistim bu monitorun ama iste ancak nasip oldu. Son donemlerde bilgisayarda neredeyse surekli film vs seyrediyordum ve CRT’nin kare ekrani artik can sıkmaya baslamisti. Hem 22″ (55 ekran)lik alan, hem de genis ekran olmasi filmlerin tadini daha bi arttirdi. Monitoru kurduktan sonraki ilk isim film seyretmek oldu; yuzumde koca bi gulumsemeyle :D . Monitorun siparisini netten verdim, ozellikle olu piksel sorunundan dolayi endise ediyordum ki neyse ki o konuda da sansli gunumdeymisim sorun cikmadi. Onun disinda zaten eksi birseyi yok bence, cok şık ve kullanisli. Ozellikle gormek istedigim herseyi cubuk kaydirmadan tek bir ekranda gormek apayri birseymis onu anladim :D

Sunday
7 Oct 2007

Vayy be kim derdi buraya geri geleceksin de mangal yapip yiyeceksin.

Iftar icin Karahava Yaylasi’na gittik bizim cocuklarla. Kac yil oluyor gitmeyeli? 4? 5? Dagciliga basladigim ilk sene temel yaz kampcilik egitimini burada almistik ve ne yalan soyliyeyim hic de keyifli gecmemisti. Tamam keyifliydi ama eziyetli bi keyifti. Simdiki gibi degil. Daha sonra da egitim kamplarina katilma firsatim olmadi. Zaten bundan sonra da katilmam canim. En keyiflisi mangalla gidileni :P

Super bi iftardi valla. Bol miktarda hamsi izgaranin yaninda salata ve sogan elbette. Bir adet kofte de vardi. Aaaa tatli… Tatlilar asil guzel olan tarafiydi elbette; tulumba ve burma… Bi de armut :P

Devamini da insallah bayramin 2. veya 3. gunu Limni Golu’nde yapacagiz. Bir sonraki ise Ekimin son haftasi Vercenik’te gollere karsi olacak; insallah… Simdiden, dusundukce agzim sulaniyor :)

Kutsal 4lu hamsilerin icini disini ceviriyor.
crw_0297.jpg

Ibo da teftis ediyor ekip nasil diye :P
crw_0300.jpg

Mangal atesimiz cayir cayir yanarken :)
crw_0319.jpg :: crw_0328.jpg :: crw_0325.jpg

Bizim gorevimiz ise daha cok yemek :P
crw_0333.jpg :: crw_0343.jpg

crw_0347.jpg :: crw_0352.jpg