Bugun aradilar kamp egitim merkezinden. Gorevlerimiz belli olmus. Tum mulakatlarda fotograf ta fotograf, basin da basin diye inat etmenin meyvelerini aldim. Ama tadi biraz eksi kacti. Zaten form doldururken de sakatlik olmasin aman masa basina dusmiyeyim diye ne bilgisayar bilgisi yazmistim ne de baska bir bilgi, bir sey…
Basin Merkezinde tercumanlik gorevi dustu bize. Fotograf isi yalan oldu gibi. Gerci henuz yapacagimiz is de netlesmedi. Yarinki toplantida belli olacak ama fotograf makinesini evde birakacagim gibi bir his var icimde :P … Artik ya kismet 2011′deki Avrupa Oyunlarina diyelim :D
1. Karadeniz Spor Oyunlari haftaya basliyor. 2-8 Temmuz’da Trabzon merkezli olarak duzenlecek oyunlara Karadeniz’e komsu 12 ulkeden 1000in uzerinde sporcu katilacak. Acilis 2 Temmuz pazartesi gunu saat 17.30′da Avni Aker stadyumunda olacak; TRT’den de canli olarak yayinlanacak.
Bizim de iki gundur devam eden gonullu egitimleri de bugun yapilan son egitimle beraber tamamlandi. Simdi geriye bi tek gorevlendirmelerimiz ve oyunlarin baslamasi kaldi. Oldukca keyifli ve biraz da yorucu gececek 1 hafta olacak. Ondan sonra da son kalan 20 gunluk stajim var. O da bitse de rahat bir nefes alabilsem.
Bitti… Biter mi bu okul yahuu nidalariyla gecen 4 yilin sonunda universite de bitti. Ustelik guzel de bitti hani. Hocalarin da hemfikir oldugu uzere Makine Muhendisligi Bolumu’nun gorup gorebilecegi en iyi mezuniyet oldu. Gerek toren alanina gidisimiz, gerek toren alaninda bulunusumuz basli basina bir ilkti. Havalarda ucan hocalar icin de ayni seyi soylemek mumkun sanirim :D … Guzeldi… Keyifliydi… Her sene olsa keske :P …
Bizde de bi garip yuruyor bu isler. Normalden torenden once herkes mezuniyet yemegi falan yapardi biz sali gunu yapacaz. Giden bi gitsin, hocalari da alip kalanlarla yeriz artik bi guzel yemek… En iyisi aslinda. Sayi az olunca kisi basina dusen kofte sayisi o kadar cok oluyo …
Bu arada bu sene ilkini duzenledigimiz KTUDAKS Mezunlar Gunu de bu aksamdi. Her ne kadar biz asil mezuniyet toreni dolayisiyla gec gittiysek de tum ekip Korfez’de toplanip yedi yemegini, biz de eglence kismina yetistik. Yarin da Kemerli’ye gidiyorlar tirmanis icin..
Ilk sayisina sans eseri bir bufede rastlayip nedir ne degildir diye alip okudugum bir dergidir kendisi. Son donemlerde gordugum, okudugum tabiri caizse “en temiz” dergi. Temiz derken reklam acisindan temiz. Bir elin parmaklarini gecmeyecek kadar reklam barindiriyor dergi. Ustelik kagit ve baski kalitesi piyasadaki nice dergilerin kat be kat uzerinde. Atlas dergisinin boyutlarinda, ortalama 150 sayfa civarinda cok sade bir dergi. Ozellikle fotograflarin baski kalitesine hayran kaldim. Dergi sadece yazilar ve bol miktarda fotograftan ibaret. Dergiyi diger dergilerden ayiran bir diger ozelligi de kapagi bence. Tum derginin icerigi gibi kapagi da cok sade. Tek bir fotograf ve neredeyse farkedilmeyecek yazilar. Karmasik degil. Ayrica her ay dergi farkli bir renkle cikiyor ki bu da arsivde guzel durmasina neden oluyor.
Isin ilginci bu kadar sadelige ragmen derginin fiyati diger dergilerle ayni; 6 YTL ustelik hem neredeyse reklamsiz hem de dergiyi elinize aldiginizda farkettiren bir baski kalitesi var. Demek ki bu fiyata bu sekilde dergiler cikabiliyor. O halde diger dergiler niye boyle. Niye reklamlardan dogru durust dergiyi okuyamiyoruz. Niye 1 sayfa reklam 1 sayfa icerikten olusan dergilerle ugrasmak zorundayiz. Son donemlerde mesela National Geographic bu isi cok abartmis vaziyette. Derginin yarisi reklamdan ibaret desem yalan soylemis olmam herhalde. Istisnasi sayfalar haric 1 sayfa dergi icerigi hemen yanindaki sayfa reklam. Bu kadar mi paraya aciz? Orjinal NG’yi alip icerigini gordukten, okuduktan sonra NG Turkiye icin uzuluyor insan. Bir diger tarafta da Atlas var. Nedendir bilmiyorum ama Atlas dergisini alip okumak beni yoruyor. Dergi bana cok daginik geliyor; bir turlu alisamadim, aldigimda gonul rahatligiyla okuyamadim. Var bende birsey ya :P
Neyse lafi cok uzattim. Gezi, kultur uzerine birseyler okumayi sevenler rastlarsa bir sayisini alip baksin Gezgin Kultur’un; guzel dergi nitekim.