m.eray:Günlük

Aylara göre June, 2006

Monday
26 Jun 2006
  • Can bogazdan, murat pastaneden gelir.
  • Derdini soylemeyen, gofretini vermeyen derman bulamaz.
  • Ak akca kara gun icin, cukuyatali gofret murat icindir.
  • Sakla gofretini murat yemesin.
  • Paketini gosteren, gofretini kaybeder.
  • Ne oldum dememeli, cukuyatali gofret bulunca yemeli.
  • Damlaya damlaya bol olur, bolluktan gobek olur!
  • Ayagini yorganina, biskuvi paketini murat’a gore uzat.
  • Murat’in cokokremi olsa once kendi ekmegine surer!
  • Fala inanma falsizi kalma, gofret verecem diyen her insana kanma!
  • Negro yuvarlanmis, agzima girmis!
  • Cukuyatalar ikiye ayrilir: murat’in sevdikleri ve murat’in yedikleri!
Saturday
24 Jun 2006

Valla anlamadim ben bu isi :P simdi ben kazik attim mi? yedim mi :huh: :lol: . Dun bizim cocuklar Nigde’ye gitti. Hulusicime biraz ayip oldu, kazik atmis gibi olduk, bi basina gonderdik onu oraya :D ; aslinda ben de gidecektim de iste simdi git gel bi staj icin bi daha git falan oooo .. ben usengec bi insanim neyime bu kadar hareket :P .

Kazik atmis gibi gorunsemde aslinda yedim buyuk bi kazik; yada ahi tuttu cocugun :P . Tum bayrak isleri ustume kaldi :ter: Stadin direklerine mezuniyet toreni icin kapali olarak bayrak asmistik. Bugun ogleden sonra gittik stada onlari acmaya. Neyse sans vardi da balon asan organizasyon sirketi hazir cikmisken 3 diregi acmis; 4.ye de biz ciktik. Ama asil is yarina :P Ne guzel Sercanlar falan vardi yirtacaktik ama onlarda Cihan’la Nigde’ye kampa gidecekler; bayraklarin direkten indirilme isi cok pis bi sekilde ustume kaldi :ter: :D Adilleerrr, alcaaakkklaaarrr… Kim cikacak oralara bi daha yaaa… Neyse bado’yla konustum; yarin gelicek; ben cikaririm onu oralara :D

Bu arada staj konusu da kesinlesti. Istanbul Pendik’teki Parsan‘da 40 gun yapacam staji.

Final mode off

Friday
23 Jun 2006

Artik kismen tatil mode on :P Bitti yaa; ahanda valla bitti :deli: … Cok sukur bitti. Anaa bitti :deli: …

Bitti :huh:

B

i

t

t

i

:D

Sans…Talih…Kader

Saturday
17 Jun 2006

Ortaya karisik bir gun sozun ozu :D 1 haftadir gecen uykusuzlugun ustune derin bi uykudan anca ogleye dogru uyandim valla. Ozlemisim misil misil uyumayi.. Allam yaaa varmi uyumak gibisi beee I-) …

Bugun Mercedes’ten bi mail aldim :P . Gectigimiz gunlerde Travego Firarda adi altinda bi organizasyon yapmislarda universitede konser organizasyonu. Web sitelerindeki cekilisi kazanmisim onu soyluyorlar :D . Ehh bi yolculuguda belese getirdik; hic yoktan iyidir :lol:

Ogleden sonra 4 gibi mutfaktaki yerimi hazirlamistim; yemegimi hazirlamis tam yemeye basliyordum ki sercan aradi; sumela’da biri biryerden mi dusmus birseymis olmus nedir ne degildir anlayamadan evden ciktim; sofrada guzelim yemegi birakarak :D . Arama-kurtarma ve pek lazim olmayacak olsa da ilkyardim malzemelerini alip sivil savunma ekibiyle bulusup sumela manastirina ciktik. Ankaradan gelen bir gruptan bir kisi dere kenarinda dolasirken kayip suya siddetli akan dereye dusmus ve sulara kapilip dere boyunca suruklenmis. Aslinda suruklenmeden daha ote bir durum; keza derenin her tarafi tas ve kayalarla dolu. Ustelik akinti cok siddetli ve ufak bir selalevari bolum mecut) Dustugu yerden yaklasik 250 metre asagida bir kayaya takilip kalmis. Biz olay yerine gittigimizde adam suyun icerisindeydi ve maalesef coktan olmustu. Bizim is sadece ceset cikarmadan ibaret oldu. Dere kenarina indikten sonra ben, hulusi, erkan suya girip cesedi baglayip ipe sabitledik; bizimkiler ve sivil savunma ekipleride dereden kiyiya cektiler. Daha sonra sedyeyle yukari yol kenarina kadar cikardik. Kader iste… Bir anlik dalginlik, dikkatsizligin sonuclari olume kadar gidebiliyor demekki. Hayat ne kadar uzunsa, aslinda bir o kadar da kisa…

Thursday
15 Jun 2006

3 gun 6 sinav; 6 sinav 8 gofret parolasiyla basladigimiz hafta sonunda bitti :ter: :P . Geriye 2 tanecik, minicik minnacik sinav kaldi ki bunlar artik cerez niyetine :D … Anaa bi donem daha hatta hatta 1 yil daha bitiyo valla. Anaa yaslaniyoruuzz :P . Neyse canim bu donem de hayirlisiyla bitiyor; simdi onumuzdeki tatile bakalim artik. Tatil mi? :huh: Staj dicektim :P . Yoksa staj gibi tatil mi, ya da tatil gibi staj mi :deli: herneyse artik ondandir; artik tatil diye bi kavrami unuttugumdan karisiyor :P

Final mode on …

Sunday
11 Jun 2006

Gelir bahar aylari, baslar final sinavlari :D Ehh baslasin artik; haziran ayi bitecek neredeyse :P

Pazartesi basliyo finaller naapcaz bilmiyorum :ter: . Gerci bu kadar panik yapacak birsey de yok aslinda :D Topu topu 3 gun :P . 3 gunde alti sinava girdikten sonra kalan 2 sinav onemli degil… Final haftasi dedigin boyle olacak tabiii… Ne oldugunu ne bittigini anlamadan daha final psikolojisine giremeden baslayip bitecek. Oyle 2 haftaya yaymak falan ogrencinin kotulugune tabiii :D

Cukuyatali Dondurma

Thursday
8 Jun 2006

Evet arkadaslar; yilmadim, calistim didindim ve yeni bi basyapitla karsinizdayim. Tarifi dicelly’e ait olan dondurma benim ellerimde hayat buldu gectigimiz gunler. basta sirf kendime sakliyayim dedim; ama ama bu sizin icin buyuk bir haksizlik olacak diye dusunup sizinlede bu enfes lezzeti paylasmak istedim.

Oncelikle malzemelerimiz ne bi bakalim;1 paket krem santiymis ki bu icinden 2 tane cikan bişey ikisinide kullancakmisiz
yarim kilo sut
1 yumurta
1 su bardagi toz seker
1 pajet vanilya…

Oncelikle mutfakta annenizin sakladigi derince kaplardan bi tane bulmaniz lazim. Isin en zor kismi burasi zaten. Evde yokken ortaligi batirmayin diye oyle sakliyorlar ki bulmak zor. Bu arada eger bulamazsaniz karsi komsudan da isteyebilirsiniz cekinmeyin; fakat amacinizi soylemeyin; apartmanin basina gelebilecekleri dusunerek vermeyebilirler.

Derince kabinizi bulduktan sonra hemencek hizli bir sekilde 2 “pajet” krem santinizi -ki biz bu calismamizda lezzete lezzet katsin diye cukuyatali krem santi kullandik- sut ile cirpmaya basliyoruz.
user posted image

burda soyle bir sorun var. normal sartlarda soylenen krem santiyle sutu koyulasana kadar cirpmaniz yonunde; oysa cukuyatali krem santide boyle bir durum maalesef olmuyo cunku kendisi koyu. o yuzden siz mikser bozulana kadar cirpsanizda olur. Boyle bayagi bi kati olunca ve malzemenin icibe parmak atip tadina baktiginizda yiyesiniz geldiginde kivamina gelmis demektir.

user posted image

Ilk asama basariyla tamamlandiktan sonra hemencek yarim litre sut ile bir yumurtayi baska bir kabin icine atiyorsunuz ve gene cirp babam cirp modunda cirpmaya basliyorsunuz…

user posted image

Burada islem daha kolay cunku ortaya cikan sey beyaz oldugundan koyulasabiliyor; gerci bende koyulasmadi ama umut fakirin ekmegi iste koyulasabilir. Bu islem icin siz kucuk ve derin bir kap bulun. benim yaptigim sekildeki okuz gibi bi kaba koyarsaniz tum malzeme kabin dibinde olur ve sizde ancak cirptiginizi zannedersiniz; neyseki sonradan jeton dustu; kabi yamulttum ettimde cirpabildim; gerci yamuk yamuk cirparken bu seferde mikserin agizlarindan birinin bi parcasi kirildi/dustu; onuda takayim derken bayagi geri kaldim.

user posted image

Neyse bu yumurta vari seyide parmaklayip tadina baktiktan sonra malzemelerimize son bir kez daha bakiyoruz

user posted image

ve tataaaa birbirine karistiriyoruz;

user posted image

ve gene karistir babam karistir; cirp babam cirp. bu islemlerden sonra isin en onemli kismina sira geliyo. lezzete lezzet katmaya. bu noktada sinirlama yok; elde avucta ne varsa kullanabilirsiniz tongue.gif mesela ben dedimki negrolu cukuyatali dondurma yapayim; hemen annemin gizli bolmeye sakladigi rendeyi bulup; bi paket negroyu dondurmanin icine rendeledim. bundan sonra iki sansiniz var; yaa benim gibi tekrardan rendeyle cirparsiniz ve sansliysaniz bi iki parca negro kalir digerleri toz olur; yada sadece kasikla karistirirsiniz. ama ne olursa olsun artik o dondurma negroludur; negronun tadini alsanizda almasaniz da.

Bu islemde tamamlandiktan sonra son kez tum malzemenizi buzluga koyacaginiz kabin icine koyarak buzluga atarsiniz ve buzdolabinin onunde bi an once sogumasi icin dua edersiniz. Daha sonra soguduktan sonra dolaptan cikarip afiyetle yersiniz.

Afiyet olsun…

Simdi gelelim bazi yapilmamasi gereken noktalar.* Oncelikle bu dondurma cok oluyo haberiniz olsun; yaa ben kekte beceremedigim kabarma olayini dondurmada yaptim yada biseyi fazla kacirdim. cunku bayagi bi dondurma olduki 1 haftadan fazla surdu bitirmem. bide mumkunse sekeri atarken tarife bagimli kalin; benim gibi ayy canim biraz daha atsam noolurki derseniz normalden biraz daha sekerli olabilir; gerci buda daha fazla cukuyata tadi oldugundan uygundur.

* Malzemeyi hazirlarken kendinize hakim olun. hersey sadece bakayim kivaminda olmus mu diye parmak atmakla basliyor malzemeye. sonra ulen kasikla azicik yiyim derken sonu bos bi kaba varabilir…

* Mikserinizi mumkunse lavaboda yikayin; cimrilik yapip ne kadar yersem o kadar kardir zihniyetine sahip olmayin. gorenler ayiplayabilir.

* Ayni sey malzeme kaplariniz icinde gecerli boyle durumlar burnunuz ve hatta sacinizda yemis oldugundan aslinda sevapta islemis sayilabilirsiniz.

* Malzemenin tadina bakayim derken malzemeyi bitirmeyin. Cunku alisinda cok pis yeniyor. Negrolari rendelerken dur sunlarin tadina bi bakayim dedim; o andan itibaren bi daha negro rendelemedim; cunku cig cig super yeniyodu…

Cukuyatali Kakaolu Kek

Thursday
8 Jun 2006

Valla son gunlerde cok pis mutfak olayina sarmaya basladim ben. Yemeyi sevdigim kadar yapmasini da cok seviyorum. mutfak rahatlatiyo beni.

Bizimkiler burda olmayinca zaten ister istemez yemek neyn yapiyodum; ama gecenlerde dedim “olm murat bu yemek isiyle kisitlama kendini, sende potansiyel var haydi aslanim pasta dunyasina bi el at bakayim” dedim kendi kendime. Neyse bi kek yapayim didim ki yaptimda, ilk oldugundan cok heyecanli geci yazayim dedim. (ulen amma cok sey demisim haaa )

Simdi efendim yapacagimiz sey hepimizin bildigi kakaolu kek aslinda. ben malumunuz kakao ve cukuyata manyagi oldugumdan dedim sirf kakao kesme icine cukuyatada atayim dedim. demekki pastamizin adi ne oldu cukuyatali kakaolu kek…

5 Yumurta
1 Su bardagi toz seker
1 Su bardagi + 3 corba kasigi ilave un
2 Corba kasigi limon suyu
Limon kabugu rendesi
2 corba kasigi kakao
Yarim paket vanilya …

Bunlar standart malzemeler ama ben nedense boyle birebir yapmayi sevmiyorum o yuzden oyle corba kasigiymis bilmem neymis ugrasilmiyo. Oncelikle yumurta itinayla bi kaba kirilirak koyulur. ustunde 1 su bardagi seker ilave edilir. Daha sonra mikser yardimiyla cirpilir, cirpilir cirpilir… Eskiden hatirlardim annem kek yaparken hemen basinda oldugumdan boyle yumurta sekeri cirpinca ortaya super leziz bisey cikardi; binbir numarayla parmagimi daldirip tadina bakardim … malum isin raconu bu; bozmamak lazim; iste sag el serce parmagimi hafifce batirdim attim agzima.. hmm fena diildi ama biraz sekersiz geldi, gozkarari biraz daha seker ilave edip cirptim sonra tekrardan baktim tadina kivamina gelmisti; sonra bi parca eti petibor piskuvitten kirip biraz daha aldim ki super yeniyo o haliyle bile yenebilir. neyse yeme islemi bitince siradaki asama limon suyu ve kabugu eklemekti. yanniz ufak bi sorun vardi ben limon almayi unutmusum, once baktim yerine baska bisey koyabilirmiyim diye ama i-iihh. gecenlerde aldigim limonlu sodalardan vardi, dedim bi iki damlatsam acaba ayni isi gorurmuydu sonra ondanda vazgectim; mahvetmeyelim pastayi diye . neyse sonra un ekleme isine geldi; ben yuvarlak hesap 1bucuk bardak unu eleyip kattim icine; karistirdim baktim cok sulu oldu; sonra 2 corba kasigi daha ilave edip gene karistirdim, sonra yarim paket vanilyada eklendi karistir karistir karistir derken kilit hamleye geldi sira . burdada teoride 2 corba kasigini ben pratikte goz karari koydum; sanirim 3 kasik falandi. neyse hepsi karistirdiktan sonra kaliba koymadan once klasik tat testine sira gelmisti. bu sefer isin icin kakao oldugundan olsagerek serce parmagimi diilde isaret parmagimi batirmisim malzemeye. ama varya boyle bi tad olamaz yaani. kakao falan super olmus. 2-3 kere parmakladiktan sonra baktim boyle olmuyo biskuvitle yemeye basladim. Sonra baktim malzeme bitiyo bi sonraki asamaya gectik. marketten ulkerin su sutlu cukuyatalarindan almistim, onu icine dograyayaim dedim ama islem aynen soyle gerceklesiyo; bicakla dograrken kucuk parcalari kaba atiyorum cok buyuk kesilmisse agzima. zaten keserken bide o arada parmagimi kesmisim. neyse kestim kestim son 2 parcayi keserken parca kakaolu malzemenin icine dustu, dedim alayimda sunuda boleyim; elime bi aldim kakaoya burunmus cukuyatali parca bi tadina bakayim dedim ki allahim bu nasi tadi, elimdeki son parcayida kakaoya batirip agzima attim. kek zaten kakaolu bide cukuyata ne gerek var. neyse . cukuyatalarida atip biraz karistirdiktna sonra yaglanmis kaliba dokucektiktim bi baktim hamur cok sulu. uzerine 2-3 kasik daha un ilave edip sozde kivamina getirip kaliba dokup 175 derecedeki firinde 45-50 dakka kadar pisirdim.

Simdi hersey cok guzeldi, hani tad olarak cok sukur bi eksigi yoktu ama cok kuru olmustu (bu kurulugu gidermek icin yaptigim cukuyata tanecikli kakaolu krem santiyide sonra anlaticam).

Simdi de pastamiza bi bakalim:

Firindan cikmis kekimiz hazir:

Kekimizin altinda gorudugunu parcalar cukuyata parcalari gerci hepsi altta kalmis ama; bi dahaki sefere artik aralarada sokustururuz:

Cukuyataaaa:

Afiyet olsun:

Hackerlığın Felsefesi

Thursday
8 Jun 2006

Bilgisayar Kulübü 1. Yerel Linux ve Özgür Yazılım Şenliği
Bilgisayar Mühendisliği DS-03 Salonu – 1 Mayıs 2003

Hackerlığın Felsefesi
Murat Eray KORKMAZ

Internet’ in Protokolünün en zayıf tarafı gelen ve giden bilginin kaynağının ve içeriğinin doğruluğunun kontrol edilmemesidir . Eğer isterseniz sanki başka bir kaynaktan geliyormuş gibi istediği her hangi bir adrese herhangi bir paket gönderebilir.

Hacker ?

Internet dünyasında herhalde Hacker kelimesini duymayan kalmamıştır. Hacker kelimesinin Türkçe ’de aslında tam olarak bir karşılığı yoktur. Bu terim ilk olarak 1950lerde amatör radyo grupları arasında ABD’de kullanılmış daha sonra 1960larda TSS ve ARPAnet çevresinde bilgisayar literatürüne katılmış. Hackerlar için çeşitli tanımlar kullanılıyor: “Sınırlamaları aşmak için yollar keşfetmekten zevk alan kişiler”, “her şeyi, özellikte görünüşte anlamsız detayları, onlardaki gizli tuhaflıkları, yeni özellikleri ve zayıflıkları keşfetmek için derinlemesine incelemeyi seven kimse”

Kendilerine hacker diyenler 1000 kişiden 999’u için olay kendilerinden çok daha bilgili kişilerin buldukları yöntemi uygulamaları ve bu yöntemin işe yaramasını ummaktan ibarettir.

İYİ VE KÖTÜ HACKER’LAR :

Elbette bütün hacker ‘lar kötü niyetli değiller. Bazı hacker ‘lar şirket sistemlerinin güvenliği için çalışıyorlar, bazıları da yazılım sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürünlerinde zayıf nokta bulduklarında onları uyararak güvenli iş akışına katkıda bulunuyorlar.

Bir genelleme yapmak gerekirse 3 tip hacker vardır.

1. Siyah Hackerlar (Malicious Hackers):

Hacker olmanın en önemli kurallarından biri olan karşı sisteme zarar vermeme kuralı onlar için pek bir şey ifade etmeyebilir. Açığını buldukları herhangi bir sistemin içeriğini silebilir yada web sayfalarının içeriğini HACKED BY XXX yada OWNED türünden kelimelerle değiştirirler, belirli bir guruba üyelerdir . Çoğu zaman bu guruplar arası savaşlar yüzünden bir çok sayfa yada hükümet sistemleri zarar görür . Bu kişiler kredi kartı ile alışveriş yapılan sistemleri hack ettikten sonra oradan alış veriş yapmış olan kişilerin kart numaralarını kullanarak o kişilere büyük ölçüde zarar verebilirler .

2. Beyaz Hackerlar:

Sistemleri sadece bilgiye (daha sonraları da rahatlıkla) erişebilmek için hack ederler. Girdikleri sisteme zarar vermez ve sistem dosyalarını modifiye etmezler (varlıklarını gizlemek için bir iki log dosyası silmek yada daha sonrada tekrar girebilmek için kendilerine account açmak haricinde). Aslında son derece tehlikeli işler yapabilecekken sadece güvenliğinin zayıflığını ispatlamak amacıyla sayfalarda yada sistemlerde ufak notlar bırakırlar. Diğer bir deyişle sistemi kuran kişilerle dalga geçerler. Genelde iş güç sahibi insanlar olan beyaz hackerlar bir anlamda bedava güvenlik hizmeti verirler .

3. Etik Hacker:

Ahlaklı ve de Saygılı Hackerlerdir. Etik Hackerin görevi, şirketlerin güvenlik açıklarını yakalamak ve bunların kapatılmasında firmaya yardımcı olmaktır. Bir hacker kadar hatta ondanda daha beceriklidir bunlar. Aslında kısaca anti-hacker olarak adlandırabiliriz. Hackerlerin sistemlere verebileceği zararı ortadan kaldırmak gibi iyi ve olumlu bir işle ilgilenmektedirler..
Etik Hackerlar ağlar üzerinden bilgisayar sisteminize sızacak korsanları engelleme gerekirse onları yakalamak gibi olumlu bir misyona hizmet ederler.

Nasıl Çalışırlar

  • Etik hackerler bir güvenlik şirketine bağlı olarak çalışırlar.

Size Sızalımmı?

  • Bir şirkete gidiyorlar ve onlara bilgisayar güvenliğini anlatıyorlar. Eğer şirket yönetimi güvenlik konusunda tutuculuk taşıyor ve ikna olmamakta ısrar ediyorsa onlara şu teklifte bulunuyorlar
  • Bize belirli bir süre verin ; sisteminize sızalım ve size güvenlik açıklarınızı gösterelimde görün siz diyorlarmış.. Teklif kabul edilirse önce gizlilik ve güvenlik anlaşması yapıyorlar sonra ise sıkı bir çalışmaya girerek açıkları bulmaya yöneliyorlar..
  • Yaptıkları çalışmalar sonucunda mesela patronun bilgisayarındaki kritik ve önemli bir dosya alınarak kendisine takdim ediliyor ve patronda seve seve bu işi kabul ediyor..

Cracker ?
Bu terim gazetecilerin hacker terimini yanlış kullanarak tarif ettikleri kimseleri tanımlamak için hackerlar tarafından 1985li yıllarda oluşturulan bir terimdir. Bu kişiler bilgisayar sistemlerini kırarak onlara zarar vermekten zevk alan kişilerdir. Yaptıkları eylemlerin çoğunun herhangi bir amacı yoktur. Cracker’ların çoğu ergenlik çağındaki gençlerden oluşmaktadır ve bu kişiler kendilerine yükse sesle hacker diye hitap ederler. Hackerlar ise bu kişileri tembel ve sorumsuz olarak görürler. Hackerlarında çoğu zamanında eğlence amaçlı cracking ile uğraşmıştır fakat öğrenme dönemini geride bıraktıksan sonra acil, zararsız ve pratik nedenler hariç crackingle ilgilenmez. Otomobili kısa devre yapmak insanı ne kadar elektronik mühendisi yaparsa, güvenliği kırmakta cracker’i o kadar hacker yapar.

Sonuç olarak hacker ile cracker arasındaki temel fark: Hacker inceler, keşfeder ve geliştirir; cracker ise kullanır, kırar ve amaçsızca zarar verir.

Lamer ?
Cracking, hacking gibi bir kültür hakkında bilgisi olmadan o kültürün parçasıymış gibi davranan kimselere verilen addır. Bunların yaptıkları hakkında da pek bir fikirleri yoktur. Girdikleri bir sistemde kendi izlerini silmeyi beceremezler hatta kendilerine virus bile bulaştırabilirler.

Bunların dışında farklı gruplarda vardır:

  • Script-Kiddie: Hazır program, teknik ve bilgi kullanan, bunların nasıl çalıştığıyla ilgilenmeyen, sadece sonuç isteyen kişilerdir.
  • Warez-d00d: Yazılımların korumalarını kırarak piyasaya süren cracker gruplarıdır.
  • Phreaker: Telefon, kablo-TV, bankamatik gibi sistemleri kıran kişilerdir.
  • Wannabee: Gercek bir hacker, cracker olmaya çalışan henüz öğrenme aşamasındaki kişilerdir.
  • Samurai: Yasal cracking işleri için tutulan hacker.
  • Dark-side Hacker/Blackhat: Zarar verme amaçlı cracking yapan hackerlardır.
  • Greyhat: Yasadışı fakat anlaşılır etik nedenlerle cracking yapan hackerlardır.
  • Whitehat: Güvenlik analisti hackerlardır.


HACKERLIĞIN KISA TARİHÇESİ

Hacker kültürünün başlangıcı 1961’de MIT’in PDP-1 bilgisayarını almasıyla ilişkilendirilir. 1984 yılında ilk ciddi cracking hikayeleri duyulmaya başlandı. Aynı zamanda medyada “hacker” terimini yanıltıcı biçimde kullanmaya başladı.
HACKER’LAR NEDEN SALDIRIR :
Politik nedenler ve teröristçe amaçlar dışında hacker’lar can sıkıntısından, birilerinden veya birşeyden öç almak içi zarar veriyorlar. Yalnızlıktan hoşlanan görünüşlerine rağmen hacker’lar aslında bir gruba ait olma isteği ile bu işe başlıyorlar.

Biraz da Hacker felsefesine bakalım:
Hackerların kendilerini adadıkları bir şey varsa oda mükemmelliktir. Bir hacker hiçbir zaman ön tanımlı ayarlarla tatmin olmaz. Her şey maksimum performans ve kendi stiline en yakın çalışma elde edebileceği şekilde ayarlı olmalıdır.

Hackerların görüşüne göre:

  • Dünyada çözülmeyi bekleyen büyüleyici problemlerle doludur.
  • Hiçbir problem iki kez çözülmemelidir.
  • Can sıkıntısı ve angarya kötüdür.
  • Özgürlük iyidir.
  • Görüş ustalığın yerini tutmaz.

Para kullanılmayan toplumlarda olduğu gibi hacker toplumunda da ekonomi = ün. Bu yüzden hackerla takma ad yerine gerçek adlarını kullanırlar. Hacker toplumunu antropologlar hediye-kültürü olarak tanımlamıştırlar.

Hacker Felsefesine göre saygı duyulan faaliyetler:

  • Açık kaynak kodlu özgür yazılımlar yazmak,
  • Bu tarz yazılımların testine katılmak, hatalarının ayıklanmasına yardımcı olmak,
  • Yararlı bilgileri yayınlamak,
  • Altyapının işlemesine yardımcı olmaktır.

Hacker etiğinde; bilgi paylaşımının güçlü ve faydalı olduğu ve açık kaynak kodlu yazılımları yazmanın bilgiye ve bilişim kaynaklarına erişim sağlamanın hackerların ahlaki bir görevi olduğu inancı vardır. Ayrıca hırsızlık ve zarar verme olmadığı sürece eğlence ve araştırma amaçlı crackingin etik olarak kabul edilebilir olduğu inancı vardır.
90’lı yılların etiği:

  • Bilgiyi ve donanımı koru,
  • Gizliliğe ve mahremiyete saygı duy, koru,
  • Boşa harcanan kaynakları değerlendir,
  • Gereksiz kısıtlamaları aş,
  • İnsanların iletişim kurma haklarını savun,
  • İz bırakma,
  • Bilgiyi ve yazılımları paylaş,
  • Siber-tiranlığa karşı tetikte ol,
  • Bilişim sistemlerinin güvenliğini ve bütünlüğün test et.

Buna karşın sakınılması gereken konular ise:

  • Aşırı ticarileşme, kar amacı gütme,
  • Hep tüketip, az katkıda bulunma,
  • Geri dönülmez zararlar verme,
  • Aşırı bencil olma,
  • Hırsızlık yapma,
  • Övünme,
  • Casusluk yapma.


Bir Hacker’ın Vicdanı – The Mentor ’86 dökümandan bazı alıntılar:

“… Fakat siz hiç, üç kuruşluk psikolojiniz ve 50’lerden kalma teknobeyinleriniz ile bir hacker’ın gözlerinin arkasına baktınız mı? Merak ettiniz mi onu harekete geçiren şeyi, hangi güçlerin onu şekillendirdiğini? Bir kar oburları tarafından işletilmese sudan ucuz olabilecek zaten mevcut olan bir hizmeti ücret ödemeden kullanıyoruz, ve siz bize suçlu diyorsunuz. Biz araştırıyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz. Biz bilginin peşine düşüyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz. Biz deri rengimiz, milliyetimiz, dini ön yargılarımız olmadan var oluyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz. Sizler atom bombası yapıyorsunuz, savaşlar açıyor, öldürüyor, aldatıyor ve bize yalan söylüyorsunuz, ve kendi iyiliğimiz için olduğuna inandırmaya çalışıyorsunuz yine de biz suçluyuz. Evet ben bir suçluyum. Suçum merak suçudur. Suçum insanları neye benzedikleriyle değil de ne söyledikleri ve düşündükleriyle yargılamaktır. Benim suçum sizden daha zeki olmak suçu, beni asla affetmeyeceğiniz bir suç…”

Bazı bilgiler:
BCG’nin araştırmalarına göre:
Neden özgür yazılım sorunsuna cevap?

  • Yazılım endüstrisindeki mevcut patentleri değiştiriyor.
  • Büyük firmalar bu yöndeki yatırımları rakipleriyle rekabet için kullanıyor.

Yine aynı araştırmaya göre sourceforge.net (yazılım sitesi) bünyesinde 337,000 kayıtlı üye buna ek olarak günde ortalama 700 üye ve 33,000 özgür yazılım projesi ki buna da günde ortalama 60 yeni proje ekleniyor. Ayrıca sizde buraya kendi projelerinizi ekleyebiliyorsunuz.
Bir diğer araştırma konusu da Motivasyon hakkında. Bunun sonucu da:

  • Entelektüel olarak çekici diyenler: %43
  • Becerileri geliştiriyor diyenler: %43
  • Kod açık olmalı diyenlerde: %34
  • Başka bir araştırmada da “Ben Hacker kültürünün parçasıyım” sorusunun cevabı:

    • Tamamen katılanlar: %41
    • Biraz katılanlar: %42
    • Emin olmayanlar: %8
    • Katılmayanlar: %8 şeklinde…

    Birde bu işle uğraşanların hakkında bazı istatistikler bulunmaktadır.

    • Yaş ortalaması: 28
    • Cinsiyet: %98 ‘i Erkek
    • Projelere ayrılan ortalama zaman: Haftada 10 saat
    • Liderlik: Gelenekselleşmiş proje yöneticisi aksine eşit konumda çalışan önderler.

    Son olarak; CERT (Carnegie Mellon Üniversitesi bünyesindeki Yazılım Mühendisliği Enstitüsü’ne bağlı internet güvenliği birimi) ’nin yayınlamış olduğu 2001 yılı rakamlarına göre 52.658 güvenlik açığı bildirimi yapılmış ve 2.437 güvenlik açığı tespiti gerçekleştirilmiş. Amerikan üslerinden birine ise bir günde 125.000 sızma girişimi gerçekleştirilmiş. Yapılan araştırmalara göre bir kurumun kaynaklarına yapılan saldırıların %60’ı kendi iç ağlarından yapılmaktadır. Yani yapılacak olan güvenlik politikası hep iç hem de dış etkenleri kapsayacak düzeyde olmalıdır. Bunlara ek olarak günümüzde 50.000’den fazla virüs bilinmektedir ve bu virüsler artık tek bir işletim sistemine etki etmemektedir. IDG News’deki bir habere göre mart-2002 tarihinde hem Linux hem de Windows’a bulaşabilen ilk virüs tespit edilmiş.

    Son olarak:

    • Hackerlar tarafından sürdürülmekte olan mücadeleler
    • İnternet’in özgürlüğü, herkese açıklığı ve merkezi olmayan yapısı
    • Bilişim standartlarının açıklığı, yazılımda patentlerin kalkması
    • Gizlilik ve mahremiyetin korunması konulardır.

    Iyykk!

    Wednesday
    7 Jun 2006

    Allahim baslasin artik su finaller yaa :sick: Oyle bi hale geldi ki bu proje isi odev isini finalleri mumla arar olduk valla. Insallah yarina proje teslimi, odevin sunumu bitecekte rahat edecez :lol: Ne de olsa final derdi diye birsey yok; 3 gunde 6 sinavla ilk 3 gunde bitecek final stresi :P . herhalde ondan odevler konusunda omrumuzu yediler.

    Orhan hocam okuyorsaniz eger, inanin ingilizce odeviyle alakasi yok bunlarin o:) cok severek hazirladik biz ingilizce odevini ve sunumunu :P . her ne kadar saat 23:00′a yaklasmasina ragmen halen powerpoint sunumuna baslamamis olsamda sabah 9′da MA2′de hazir olacagiz insallah, umarim :P

    Bu arada her ne kadar uzunca bi suredir uyumamis olsamda uyuyanlar icin birseyler yapiyoruz :P . Ne zamandir salladigim Yat Uyu! nun temelini attim gibi gibi. Gerci yaz boyunca dogru durust bakamayacagim ama en azindan onumuzdeki 3-4 hafta etraftan calip cirpir biraz icin icini doldurduktan sonra belki ise yarar bir hale gelir. Bakacagiz artik.

    Haa bu arada gunluk malum finaller yaklasiyo ben bi daha zor yazarim buraya. Su ana sayfayi guncellemenin zamani geldi bi ara ona bakalim. Valla Sercan ustu kapali soyledi gibi ama eger hicbiri gelmezse Nigde egitim kampinin liderligini ustume yikacaklar gibi gorunuyor; ben yokken sen dusun bi bahane uydur :P Haa son olarak disli carklardan nefret ediyorum bilgin olsun :P