Tatil bitiyor; okul basliyo yarin. Hadi hayirlisi artik. yeter bu kadar miskinlik yahuu; hareket berekettir artik :P …
Aksam cikip kosayim dedim biraz; 1 aydir yata yata bi hal olduk; cikmaz olaymisim. aci gerceklerle yuzlestim :P … yaslanmisiz, paslanmisiz valla :)) gerci hala umut var; bi kac aksam usenmeyip kossam .. neyse ikinci donem artik uyusukluk etmeyin hafta sonlari antrenmanlara tesrif edeyim; yoksa bu gidisle yatalak olmayi kabul etcem, o olcak :))
anaa, yarinda okullar basliyodu; saaatte kac olmus… erken yatip erken kalkmak lazim :P gerci okul dedigin iki adim otede ama olsun; isin raconu buuu :P
haydi hep berabeer…
simdiii okulluu olduuuukk
siniflariii doldurduuuuk.
sevincliyiz hepimiiiizz
yasasiiin okuluuumuuzzz :P
Buyuk sehir olamadik ama buyuk sehir hayatini yavas yavas getirdik Trabzon’a da; keske birde iyi yonleriyle getirebilsek yaa…
Bugun degisiklik yapayim dedim; havada guzel olunca makineyi alip meydana gittim. Gunes var, sozde fotograf cekicem. Ganitaya indim; pek sarmadi; buraya kadarda indim bari iki dakka temiz hava alayim donerim dedim. Az sonra bi amca geldi yanim 40 yaslarinda biri. paldir kuldur birseyler anlatmaya basladi. Ne oldugunu ben anlamadan adamla sakalasmaya baslamisiz. Oyleydi boyledi derken biraz ilerdeki banka oturalim dedi, oturduk konusuyoruz; daha dogrusu o surekli konusuyor. Ama oyle konular ki pek tekin degil; birde hareketleri de ayri bir garip veya ben paronaya olmus haldeyim. Birde oyle konulardan bahsedince kafamdan kirk turlu sey geciriyorum. bu esnada hemen arkada oturmus bi adama gozum acayip takildi; ustelik sirf benim degil yanimdaki adamin da ayni sekilde. Aslinda o surekli ara ara bakinca benimde dikkatimi cekti. Ustelik bu kisilerin sayisida 2′ye cikinca olacak gibi degil; dedim ben ufaktan gideyim. “Aa kalkiyomusun bende yukari cikacaktim cay icmek icin. bende senle geleyim” dedi. Neyse yuruyoruz; abim surekli arkaya bakip bakip duruyo. Ulen diyorum ben mi kafayi yedim yoksa bu herifdemi var bi sakatlik cozemedim. Ama konusmalari cok tutarsizdi; yuruyelim biraz dedi; 2 adim attik ben yurumustum oturalim dedi. Cay icmeye gidecegim diye kalkti markete gidecegi tuttu. Normal konusmalarindada bir dedigi digerini tutmuyodu.
Mumkun oldugunca gectigimiz yerleri ben tayin edecegim sekilde biraz yuruduk. Artik nerdeyse sehrin merkezine geldik ki bu amca kilikli abi ben surdan alisveris yapacagim; tesekkurler sohbet icin deyip karsiya gecti. Bende merak ettigimden az bekledim bakayim nere gidecek diye; baktim marketi gecti gidiyo, sonra beni farketti bakiyorum diye adimlarini hizlandirdi. Kediyi merak oldurur derler ya o hesap :P bende arkasindan gittim ne yapiyor diye; tekrar dondugunde izledigimi gorunce kosar vaziyet koseyi donup gitti. Neyse deyip islerimi halledip eve geldim. Konusma esnasinda KTUde okuyan bi ogrenciden bahsetmisti; iste daha onceden geldiginde onunla gorusmus falan diye; hatta telefon defterini cikarip isim ve numarasini gostermisti. Oradan ismi aklim kalmisti cocugun; gelip universitenin ogrenci veritabanindan ismi arattim; tam dusundugum gibi; yok oyle biri :)) . cok cesit insanla konusmak, muhattap olmak demekki aslinda iyi birseymis. artik insanlarin oyle bi hale geldiki; o anki davranislarindan, konusmalarindan, elinin yuzunun hareketlerinden niyetinin ne oldugunu anlayabilecek kadar insanlari taniyabiliyorum. o yuzden belkide ucuz yirttik. adamlar cok pis organize vaziyette calisiyolar. tek sorunlar, hala eksikleri var :)) az daha calismalari; bazi noktalara ve konusmalarda biraz daha dikkat etmeleri lazim :P ondan sonra daha basarili olacaklardir eminim :))
Yazik valla; son donemlerde Trabzon Teksas’a dondu diyorlardi da islerin bu seviyeye geldigini dusunmemistim hic. Maalesef degisim cok hizli ve dibe dogru. ayrica insanlarla oturup konusmayi severim; ama boyle kusbeyinlileri de gordukce insan bi durup dusunmeden edemiyo tabii.
Daha sonra ToysR’us ‘a gittim. Acilali bayagi olmustu; birkac bisey bakacagimdan bi ugrayayim dedim; cok iyi yapmisim. valla cocukluguma dondum; o oyuncaklari gordukce. Her ne kadar bizim zamanimizda bu kadar cesit olmasada; hala bizden gunumuze gelen seylerde var. ayrica ortalik coluk cocuk dolu :P bagirtilar, istekler, aglamalar, hersey varr :)) …
Sonunda eziyet bitiyor; 2 gun sonra okullarda aciliyo. Ne dedim ben :P . valla bunlari diyecegimi dusunmezdim ama artik cidden acilsin okullar. son 1 haftadir; artik bezdim yani.Ki ben yatmaktan bezecem; gorulmus bisey degil :P . Neyse gecicek insallah…
Sabah sabah camdan disariya bakinca aklima bir yazi geldi:
http://forum.zevzek.com/index.php?showtopic=1203&hl=
disarda yine, yeni, yeniden kar yagiyoda :D Hayir kari severim, yagsin super oluyo; heryer bembeyaz oluyo ve insana huzur veriyo ama yagacaksada duzgun yagsin. Iki gundur zaten ortalik yagmur; karda sulukar seklinde yaginca disarda rezil bir hava oluyor. Gerci simdi yavas yavas kivam almaya basladi ama tutmasi zor gibi. Bekleyip gorecez. Haftayada okullar acilacak diyorum ki bu kar bu sekilde 3-4 gun yagsa acaba okullarin acilmasi gecikir mi? o:) .. nerdeee; bizimkiler anca tatil gunlerinde ders/sinav yapsinlar.
zaten tek yapabildikleride o. ders kayitlari baslayali 1 hafta oldu ama hala tam anlamiyla kayit bile yapamadik. gecen hafta 1 bucuk gun sistem calisti ondan sonra puff; ustelik ondada secmeli derslerin hicbiri secilmiyordu. bolum baskanligina gidip diyorum boyle boyle bir durum var; “evet haberimiz var”. eee ne olacak peki; “bilmiyoruz bizde bakacagiz”. peki hangi dersler acilacak; “valla bende hic birini bilmiyorum”. ulen o zaman o odada ne isin var senin. bunlar ilgilenme, bilgi islem desen ohhh butun haftasonu yatti; insan bi dusunur eder ama nerdee.. bu sabah acmislar sonunda; yine secmeliler yok; bolum baskanligini aradim; halletmeye calisiyoruz dediler. neyseki su an calisiyoda bu beladanda kazasiz kurtulduk. hayir guzelim secmeli dersleri kacircaktik nerdeyse yanarimda ona yanarim :D
al iste iki satir yazi yazana kadar yagan kar gene yagmura dondu. zaten havada da berbat puslu bi hava. tam bunalima girmelik :P
gerci bu aralar yagan kardanda hayir yok :( . bizden 3 kisiyi antalya kizlar sivrisine gondermistik; her yil duzenlenen bir tirmanisa katilmalari icin. onlardan 1 gun once yola cikan G2 ekibinden 3 kisinin uzerine zirve tirmanisi esnasinda cig dusmus; 1 kisi cigin altinda kalmis. neyseki onunda ayagi karin disinda oldugundan ekip hizli bir sekilde kardan cikarip kurtarabilmisler ki cok kisa surede mudahaleye ragmen kizi karin icinden mosmor bi halde cikarmislar. ayrica cumartesi gunu aladaglarda hacettepe dagcilik kolundan bir ekibin ustune tirmanis sirasinda cig dusmus ve maalesef 4 dagci arkadasimizi kaybettik. Maalesef kis tirmanislarinin en buyuk tehlikesi cig; ustelik maruz kalindiginda en caresiz olunan tehlike de yine cig.Cok sansli olmak, cok hizli hareket edebilmek lazim yoksa son kasinilmaz :( . Haberi duyunca aklima 4 yil onceki egitimler sirasinda basimiza gelen olayi hatirladim; o an ki halimizi, sansimizi. yazik oldu. Allah kimsenin basina vermesin boyle bir sey. Su siralar bi tarafa gitmesek iyi olacak gibi.
Tum dagcilik camiasinin ve HUDDOSK’un basi sagolsun.
Her yil oldugu gibi bu yilda kis egitimlerini Zigana’da 1-4 subat tarihleri arasinda yaptik. 15 temel egitim grubu (1. grup), 8 gelisim egitim grubu (2. grup), 7 ileri egitim (3.grup); 7de egitmen biz olmak uzere toplam 37 kisiydik. Temel grubuna kis yuruyus, kis kampcilik egitimleri; gelisim grubuna ip birligi, ip birliginde dusus, karda emniyet sistemleri, garda halkasiyla yarali kurtarma; ileri gruba ise arama kurtarma organizasyonuyla ilgili egitimler verildi ayrica 4 gun boyunca cesitli tatbikatlarda yaptik.
Gitsem bi turlu gitmesem bi turlu derken sabahin bi korunde otobuste buldum kendimi. Zaten son 1 haftadir gecte yatiyodum nasil kalktim nasi gittim hatirlamiyorum bile. Ziganaya indigimizde bekledigimize yakin bir hava vardi. Bir kac gundur havalar bozuktu; tunelde indigimizdede hafif bir kar yagisi can yakan bir ruzgar vardi. Otobusten inip hemen toparlanip yola koyulduk; araba yolu kapali oldugundan otobusu yukariya cikaramadik. yaklasik 1 bucuk - 2 saatlik bir yuruyusle kamp yerine ulastik. biz dag evinde kalacaktik; digerleri ise cadir kuracakti. 3. gruplari kamp yerinde cocuklarin cadir kurmalarina ve kar duvari ormeleriner yardimci olsun diye kampa birakip biz dag evine gectik. Super hayallerle gelmistik aslinda; disarda buz gibi hava vardi; dedik dag evinde simdi soba cayir cayir yaniyordur isiniriz; aksamda kaloriferli odalarimizda sicaktan piseriz. Ama digerlerinin ahimi tuttu nedir dag evi buz gibiydi. Eskiden ders yaptigimiz salondaki sobayi kaldirmislar; tadilat olacak diye. Gecen sene kaldigimiz odaya girdigimizde ise durum daha vahimdi. Onceki gece -35 derecelik bi sicaklik olcmusler. Kalorifer peteklerinin icindeki su donmus ve petekler patlamis; yani kalorifer isinide unuttuk. bizde donmayalim diye bi alt kattaki odaya yerlestik; nispeten kucuk odaya 7 kisi girince daha sicak oluyor. Yatarken ustumuze 1er yorgan, 2serde battaniye alinca kalorifer etkisi yaratti aslinda :D
Ilk gun ogleden sonra biraz gec geldigimizden dolayi program degisti. Ogleden sonra 1. gruplar yatacaklari bivaklari kazacakti; 2. gruplar ise iglo yapacaklardi. Her yil bivak yaptigimiz yere gittik; yine oldukca kar oldugundan dolayi bivaklarda sorun cikmadi yaparken. Fakat karin ustu bi gece onceden dondugundan ve altindaki kar hala toz oldugundan iglo icin kalip keserken 2. gruplar bayagi zorlandi; hava karardiginda en son tepesinide kapatabildiler. Bu esnada biz dag evinde soba basinda sicak caylarimizi yudumluyorduk; adalet iste :P . Saat 19.30′da tum ekibi dag evine aldik; ustlerine kurutsunlar diye. Biraz kuruduktan sonra ders anlatildi ve cocuklari cadirlarina yolladik. Bu aksam 8 kisi bivaklarda geceleyeceklerdi; onlar biraz daha isindi dag evinden sicak su verip Enderle beraber bivaklara yolladik; bizde odamiza indik. gece 12 gibi Ender geldi; cocuklari yerlestirmisti fakat disarda feci halde kar supuruyodu ve muhtelemen bivaklarin girisleri kapanacakti; 2ser saat arayla kontrol icin bi liste yaptik; gece 2de ben gidecektim; kim kalkacaksa artik. Kalorifer olmayinca bizde kesin donacagiz diye sartlanmistik; ondan Sercanla beraber yatalim dedik ilk gece. Ikimizde masallah bi yere sigmayiz tek kisilik yataga ustumuze iki yorgan alarak yattik. Ama uyu uyuyabilirsen :D biraz sıkısınca olmuyo :P . Saat 2 gibi guc bela kalkip ustumu giyip bivaklara gittim. Hava umdugumdanda kotuydu; acayip derecede ruzgar vardi ve toz kari supuruyordu ki bu bivaktakiler icin kotu haber. dag evinden cikip bivak yerine gittim ki iyiki gitmisim; 2 kisi cikmisti bivaklarindan ve bivak duvarlari cokuyordu. Kar dolmus bivaklari, tulumlari. Ayrica ic tarafta yatanin (Harun) tulumunda sorun varmis. Onuda disari cikartip tulumunu halletim. Daha sonra tekrardan iceri girmesi gerekiyodu ama inat etti. Yok giremem, yok usuyorum yok islandim. Ama girmek zorundaydi derken oldugu yerde coktu kaldi; midesi bulandigini tansiyonu dustugunu soyleyince; bende isterse cadira gidebilecegini ama bu takdirde yarin aksam tekrardan buraya girmek zorunda oldugunu soyleyip cadira gonderdim. Daha sonra Mustafaya dondum. Onun da kapali yerde kalma fobisi oldugundan dolayi geri yerlestirmek zor oldu. Ilk baslarda biraz rahatsiz olmus ondan cikmis. Ona da ayni sekilde cadira donebilecegini ama yarin buraya tekrar girmek zorunda olacagini soyledigimde “Ben bi daha buraya girmem; simdi kalirim” deyip guc bela bivaga sokmaya ikna ettim. Mustafayi bivaga yerlestirirken bivagin kapi tarafindaki kar duvari coktu. Hem onunki hemde en sondaki bivagin. Ustelik en sondaki bivagin kapisi tamamen kapanmisti ve icerdekiler gorunmuyordu, sadece kafa fenerlerinin isik suzmesi o kadar. Hizli bir sekilde hava alsinlar diye on kisimdan kari delip diger bivaklari kontrol ettim. Daha sonra kurek almak icin kampa kosup geri dondum. Ben bivagin kapisini acarken Recep gurultuyu duyup gelmis. Mustafayi bivaga yeni sokmustuk ve tulumu herseyi kar oldugundan bayagi usumustu. Ona sicak birseyler icirip tum bivaklari tekrardan kontrol edip giris kisimlarinda karlari kurekle biraz temizleyerek geri donduk. Gitmeden Recep’e ara ara gelip bivaklari kontrol etmesini soyleyip dag evine gittim. Gecenin hareketli gececegi belliydi. Ben dag evine dondukten sonra sabaha kadar uyumak nasip olmadi zaten. Harun cadirda tek basina kalmis diye onu 3 gruplarin cadirina aldirdik; Enderde surekli telsizle konusuyordu zaten. Saat 4 gibi hepimiz yerimizden firladik. En sondaki bivaktaki elemanlardan biri durmadan telefonla bizi ariyordu. Ender 3 kere acti ama bi turlu konusamadi; en son mesaj geldi “ben 4 numarali bivaktan Yakup, bivagin kapisi kapandi yardim edermisiniz.” ehh mesaji okuyunca bizdeki hali dusunun. kamp yerinden Seyhana haber verip derhal bivaklari kontrol etmesini soyledik; Enderde bu arada hazirlanip apor topar bivaklarin yerine kostu. biz cikmadan haber geldi; kar supurup bivagin kapisini kapatmis sadece; normal birsey; sadece uzanip elleriyle kapiyi acaklar. Bosuna ortaligi ayaga kaldirdilar. Saat te 5 olmustu zaten; 8′dede egitime cikacaktik; uyu uyuyabilirsen…
Ikinci gun egitimlere basladik; zeynep-ender 1. gruplarla; ben ve hulusi 2. gruplarla; fatih-sercanda 3. gruplarla ilgilenecekti. 1. gruplar yuruyuse cikti; 3lerde cig testi ve yarali tasima konusunda egitim icin telsiz tepe taraflarina gittiler. bizde 2. gruplarla kayak pistinin altina gittik ip birligi icin. Havada kar yoktu ama feci derecede ruzgar vardi ve kari supuruyordu. Supuren kar suratimiza carpinca resmen kesiyordu. Bizde nispeten korunakli bi tepenin altinda cocuklari ip birligine sokup 2-3 saat kadar yuruyus yaptirdik. Ardindan yamac boyuncada biraz yuruyus yapip telesiyecinin hemen yukarisina gittik. Burada onlara karda emniyet sistemlerini kurdurduk. Biraz sonrada 1. gruplar geldi; onlarada emniyet sistemlerinin kurulusu ve kullanim amaci anlatildi. Pesinden de kampa donup ogle yemegi icin ara verdik. Dag evinde kaldigimizdan rahatimiz yerindeydi her acindan; yemek konusunda da oyle. 4 gun boyunca makarna-bulgur-corbaya dair pek birsey yemedik. Ilk gun etli kuru fasulye+pilav+salata; ikinci gun tursu kavurma+patates kizartmasi+corba; ucuncu gunse kuymak+fasulye kizarmasi+patates haslamasi/yemegi yaptik, yedik. Ogleden sonra tekrardan egitime ciktik. Bu sefer yamaca gidip ip birliginde dusus calistik. Kar cok sert olmadigindan yumusak oldugundan tabiki dususler cok iyi olmuyor; bizde zorla cekince oluyor gibi. Bu sirada 1. gruplarin yurusu, 3. gruplarinda arama-kurtarma organizasyonlari devam ediyordu. Aksam 5 gibi egitim bitti. Bu aksamda bivaklarda 8 kisi kalicakti; bivaklari kontrole gittigimizde ufak capli bir saskinlik yasadik. 4 bivak tamamen cokmustu. Gun boyu esen sert ruzgar ve supurdugu kardan dolayi tamamen bivaklar gitmisti. Ucuz yirtmistik; bu dun gece veya bu gece olsa sonu pek hayirli olmazdi. Yeni bivak kazmak icin biraz ugrastik fakat kar cok kotuydu ve her an cokme ihtimali vardi. Onun yerine iglooda yatirmaya karar verdik kalanlari. Daha sonra 7 gibi de yine dag evinde toplandik. Isinma ve dersten sonra gecenin suprizi: Gece Yuruyusu. yaklasik 45 dakkalik mesafede kayak pistinin biraz yukarisinda bi bos kulube vardi; Club dedigimiz oraya gidecek; ordan 1. gruplari teker teker tek baslarina kampa gonderecektik; bakalim kampi bulabilecekler mi?. Tum ekip yukari ciktiktan sonra biz 2. ve 3. gruplari yanimiza alip onden inise gectik; yol boyunca 2. ve 3. gruplari cesitli yerlere yerlestirdik ki yolu bulamayip kampa donemeyenler en azindan yoldan cikip tamamen kaybolmasinlar. herkesi yerlestirdikten sonra ben, ender, zeynepde dag evinin biraz yukarisindaki telesiyeci kulubesine girip beklemeye basladik. Hemen ardindan 1. gruplar yavas yavas geldi; hepsi geldikten sonra onlari alip kampa donduk; bizden 15 dakka sonrada diger ekipler geldi. Bu gece bi tatbikat yapacaktik. Hulusiye bivak ve tulum vermistik; yuruyus donusu yukaridaki agacliklarin altina saklanip yarali olacakti. Kampa dondukten sonra 3leri bekliyorduk tatbikati baslatmak icin ama baska bi haber geldi; 2. gruplardan sercan kampa donmemisti. Hani kaybolmasina imkan yoktu neredeyse; cunku 2 gruplari kayak pistinin tam kenarlarina koymustuk ve birbirlerini gorebilecekleri mesafedeydiler. Bizim tatbikat nerdeyse gercek oldu. Hemen 3leride alip yola koyulduk tekrardan yukariya. Bizim egitmenlerden Sercanla telsizle haberlestik; o yukarida hulusiyi agacin altina yatirmis donuyordu; ona diger sercanin kayboldugundan gelirken bakmasini soyledikten sonra bizde kayak pistinin kenarlarindan yukari dogru yuruyuse basladik. 2. gruplari biraktigimiz yer aslinda nispeten sakatti; pistin biraz kenarinda kar balkonlar olmustu ve biraz ileri gitseler burdan dusme ihtimalleri vardi. Bu dahada korkutuyodu aslinda. Ben Sercanin isigini gorebiliyordum; ekipten ayrilip onden alelacele yukari dogru kosturmaya basladim. Biraz sonra, asagidan Zeynep bana bagirdi; bizim Sercan kaybolan sercani bulmustu. Meger bu yanlis anlamis; saklanmasi gerektigini dusunmus ve gitmis bir agacin arkasina saklanmis. Daha sonrada uykuya dalmis. Verilmis sadakisi varmis; sadakamiz varmis. Cunku farkedilmese en fazla 30 dakka.. Ondan sonra donmasi icten bile degil. Biraz bagira cagira kampa geri donduk; daha sonra 3. gruplarin operasyonu basladi. Gariplerim bu gece 3. kez o yamaci cikacaklardi allah kolaylik versin. Gece 1 gibi operasyon basladi. Onlar aramaya ciktiginda bizde odamiza cekilip yattik :P Cok kotuyuz cook. Saat 2 sularinda telsiz anonsu geldi yaraliya ulasmislardi; Saat 3.30 - 4 gibide dag evine gelip yaraliyi biraktilar. Huluside geldi odaya mizmizlanip yatti uyudu; sanirim bizim uyumamiz gicik etti onu :D 3lerde cadirlarina dondu.
Ucuncu gun zirve gunuydu; sabah 1. ve 2. gruplari alip Ali Kemal Kepenek zirvesine gittik. 3. gruplar biraz gec kalkti geceki operasyondan; ayrica bugun Sivil savunmadanda ekip gelecekti o yuzden kampta kaldilar. Bizde zirveden yaklasik 12-1 gibi donduk. Sivil savunma ekipleride gelmis. Gectigimiz hafta 4. gruplar ve ustu olarak Il Sivil Savunmaya basvurup gonullu olduk; Dag Arama-Kurtarma birimine katildik. Bu faaliyetede sivil savunmadan 10 kisilik bir ekip davet ettik. Hem kisin arama-kurtarma, cigda arama-kurtarma hemde ilk yardim konularinda teorik/pratik egitim vermek icin. Once dag evinde kullanilan malzemeler ve ilk yardim konularinda egitimin ardindan disarida 3 operasyon duzenledik. Birinde ayagi kirilmis bir yaralik kurtarilip sedyeyle tasinmasi; digerinde cig altinda kalmis bir yaralinin aranip kurtarilmasi; sonuncusu ise bir yamacta dusmus yaralinin yanina gidip sedyeyle yamactan kurtarilmasiyla ilgili. Aslinda gece buyuk bir operasyon planimiz vardi fakat asiri yogun sis ve sivil savunma ekiplerinin geri donme zorunluluklari nedeniyle bunu iptal ettik. Ekibi gonderdikten sonra bizde dag evine donduk. Bu gece ayrica 1. gruplarin sinavlarida vardi. Odaya indik sirayla 1. ve 2. gruplari cagirip hem dugum hemde teorik konularda sinav yaptik. Yaklasik gece 2 gibi anca bitti sinavlar. Ardindan yattik.
Son gun dusus egitimi vardi. 3. gruplari Telsiz Tepeye gonderdik; fakat asiri sis ve rota ustunde daha onceden bircok cig dustugunden dolayi geri donmusler. Bizde 1. ve 2. gruplari alip dusus yapmak uzere her sene gittigimiz bolgeye gittik. Bu sene kar biraz problemliydi; cok asiri derecede ruzgar oldugundan dolayi kari hep supurtmustu, supuruyordu. Dogru durust kar kalmamisti olaninda ustu sert alti toz kardi ki bu kotu. 2. gruplar kazmali dusus yapiyolardi bundan kaydigimiz yerler cabuk bozuluyordu. Ekibi alip bi yamactan yan gecip biraz asagiya indik. Bu sirada kari tam ortadan kestik. 2. gruplarin arkasindan fatih ben hulusi gidiyorduk. tam biz kar kutlesinin ortasindan gecerken gıırrrcccc diye birsey geldi; kar tabakasi oturmustu ki bu hayra alamet degil her an kopup gidebilirdi; gerci kopsada cok fazla gidemezdi yaa neyse :P . 2. gruplari direk ordan cikardik bizde direk dik yukari cikip parkurdan ciktik. daha sonra fatihe cok soyledim; gelin 3-5 kisi gidip kutleyi dusurelim diye ama i-ih olmadi :P bu gun ogleye kadar dusus yaptik; cocuklarinda ustlerinde zaten 3 gunun yorgunlugu vardi; iyiden iyiye telef oldular. Ogleden sonra 2 gibide kamptan hareket ettik; 3 gibi otobusun yanina varmistik.
4 gunluk yorgunlugun ustune aksam sicacik bir dus hicte fena gelmedi hani. Bu arada bayagida sakatlikta varmis hani. 3-4 gundur cocuklara bagirmaktan sesim kisilmis. Ayrica sol elin bileginde de anlamadigim bir sorun var; yukari asagi oynatinca agri yapiyor. Pek birsey hatirlamiyorum ama anlasilan ters bir hareket yapmisim. Neyse olur boyle vakalar; bir sonraki kampa kadar duzelir yaralar :P
Ilk kez egitmen olarak bir egitim kampina katiliyorum. Gecen senelerde ayni kampa egitmen yardimcisi olarak gelmistim fakat bu sene aradaki farkin ne denli buyuk oldugunu daha iyi anliyorum. Aslinda hersey cok farkli. 4. kez geliyorum ziganaya; her yil farkli egitimler icin gelmistim simdi egitmen olarak geliyorum. Daha onceden -nedendir bilmiyorum ama- hic geriye donup bakmamistim. Bu sefer her 1. gruplara bakisimda her yaptigim seyde aklima ilk yilim, ilk kez Zigana’ya gelisim geliyor. Simdi sicacik sobanin basinda oturup aksam kaloriferin yaninda yorganin altinda yatiyorum; cadirda kalanlari dusununce cok acimasiz geliyor ama bizde yattik zamaninda. Hemde simdikiler cok daha sansli; iki adim otelerinde herseyin oldugu bir dag evi var. Bizde oylemiydi; dile kolay 5 gun boyunce berbat bir soguk ve karin altinda gecmisti kamp; dag evi yok birsey yok; varsa yoksa cadir. 1. grupken hep derdik egitmenlerin isi ne kadar kebap sicacik yere girip yatiyolar emir yagdiriyolar. Isin icinde olunca anliyo insan zorluklarini. En basitinden uyku isi; 4 gun boyunca saat 2′den once yattigimi hatirlamiyorum. Gece kac kere uykumunun bolundugunu ben bile hatirlamiyorum; tamamen eziyet. Oysa digerleri gece 10-12′de yatip sabaha kadar deliksiz bir uyku; dusunmesi gereken hicbirsey yok. Aksam cocuklari bagira cagira bivaga sokarken aklima geliyo kendi bivak yaptigim zamanlar. Ne kadar rahatsiz, ne kadar insan icini sıkan biryer oldugunu; girmemek icin herseyin verilebicegini biliyorum; ama seve seve veya zorla girecek oraya; kotu olan biziz ama ileride anlasilacak. Bir diger konu malzemeler; her sabah her an sikayet donan, kalip haline gelip ayaga girmeyen ayakkabilar; sirilsiklam coraplar. Ayagina girmek o ayakkabi, girse bile 5 dakika icinde parmaklarini soguktan hissedemez olursun var gucunle hareket ettirirsin ki azicik isinsin; cop posetinden yaptigin uydurup tozluklari bantlarla bacagina yapistirirsin ki ayakkabidan iceri kar girmesin. ama her seferinde girer her seferinde ayakkabi les olur. Simdi sicacik yatagindan cikarip ayagina ozel dagcilik botlarini gecirirsin; ustune gore-texleri giyip tozluklarini takarsin miss gibi kupkuru. Sonra 1. gruptan biri gelip benim ayaklarim cok usuyor, coraplarim sırılsıklam ben bugun cadirdan cikmam derse bir suru laf edip azarlayip 5 dakika icinde cadirdan cikmasini soylersin; kotu olan yine biziz. O zaman kotu olan onlardi, zamanla biz olduk… Gun gelicek simdikilerde kotu olacak; kotu hep varolacak. Ama simdilik bu eziyete katlanacaklar.